13 Nisan 2011 Çarşamba

Felekten bir dün ve yıldızlı aferin

Dün biz oğlumla 2 başımıza felekten bir gün çaldık. Önce okuldan çıktık sonra babamıza gittik.

Kurabiyelerimiz vardı Yusef Amca’ya götürülecek,onları da kıstırdık kolumuzun altına attık kendimizi Alsancak sokaklarına.













Yolda tanıdıklarla karşılaştık,ayaküstü lafladık. Çiçekleri görüp mutlu olduk,pembenin en az 5 rengini saydık. Kurabiyeleri başı gözü sağlam yerine götürdük. Bol bolll çikolata indirdik mideye. Mide mide değil fondü makinesi mübarek. Çilekli,portakallı,fıstıklı,çiçekli,çizikli,bademli….

Ordan çıktık , yine daldık sokaklara,her sokak başındaki mantara tap tap vurduk davul gibi. Çizgilerden atladık,sokak çalgıcılarını alkışladık,alakalı alakasız biiiirrrsürüü dükkana girdik çıktık. İki apartman boşluğundan görünen deniz bizi çekiverdi kendine,başladı mı Kordon sefası.

Eskisi gibi değil Kordon,bilen bilir eski halini. Dalgalı taşları pek meşhurdu .












Halaa daha akılda kalan,insanın içini acıtan,keşke dedirten açıklı koyulu dalgalı taşlı Kordon boyunu hiç bilemeyecek Can. Ama o mutlu,çünkü geniiiş bir çim alan var artık Kordon’da.Denizi doldurdular çünkü.











O Kordon boyu her taştan atladı,her köpekle çimlere yattı,her oturmuş laflayan 2-3 kişi gördüğünde kendine oturacak yer aradı.Sonra kalktı hoop koştu denize,dikkatli dikkatli baktı ve ilk kez denizanası gördü! Gördüğü surete mi yoksa o suretin ismine mi daha çok şaştı bilmiyorum. “Deniz anası mı annee? bi daha söyle deniz anası mı bunun adı?” diyip durdu. Deve-kuşu ve Kuş-konmazı da ilk duyduğunda şaşmıştı böyle :) Yol boyu gitti geldi denizanalarını kontrol etti,her gördüğünde gözlerini kocaman açıp “burda daa varrrr!” diye şaştı.Hoplaya zıplaya Pasaport’a geldik. Bizimki denizanalarını görmek için bi hışım koştu denize :” annee çööpppppp!çöpler var burdaaa!” Yanlış dedim,çöp kutusu dedim,görev dedim,doğa dedim… “Neden atmışlar o zaman” dedi, “yanlışlıkla düşürmüşler” dedim, “ordaki kraker de mi yanlışlıkla,burdaki poşette mi yanlışlıkla,şu yoğurt kabı mı? o da mı yanlışlıkla” dedi. Utandım ! Sustum ! Koca insanların gözümüzün önünde attığı sigara izmaritlerini görmesin diye tuttum elinden hızlıca iskeleye götürdüm.













Vapur bekledik,beklerken sıkıldı,ama mızmızlanmadı.éne güzel bir gün geçirdik annee” diye kendince teşekkür etti. Ben de ona. Eşikten atladık,oturduk,kucağımda uyudu. Göztepe’de indik köprüden geçtik,eve geldik. Babamız da gelince yaramaz yemekler yedik :) Heyecanla gördüklerini anlattı.








Sonra durdu, “Anne ben seni çok seviyorum” dedi, “Baba mı da” diye ekledi. Bi durakladı,gözlerini açtı kocaman,dudaklarını yuvarladı ve ” Ama anne ben kendimi de seviyorum”dedi. Ne kocaman laflar ettiğinin farkında mıydı? Sanki ? “Sev tabi” dedim. “En çok kendini sev. Sen kendine değer verirsen başkası da sana değer verir.” Anladı mı? Keşke!

Afferriin be sana annecim! Senin 3 yıllık hayatında anladığın şeyi benim farketmem 30 küsur yıl aldı,daha da beceremedim bişeyi. Yıldızlı afferin sana benden !



Bu ne uzun yazı! Okudunuz mu gerçekten? E bir aferin bir teşekkür bir de alkış o zaman size. Bu arada İzmir'e ait fotolar Google'dan...Üstüme kalmasın da neme lazım ;)

4 yorum:

necla dedi ki...

nede güzel annne oğul izmir turu yapmışsınız uzun zaman oldu gelmeyeli sayenizde izmirimi bikaç karede olsa gördüm..
dediğin gibi biz pek göremedik sanırım ama inşallah yavrularımız hayatlarında hak ettikleri değeri hep görür ve hep mutlu olurlar inşallah

Neşeli Günler dedi ki...

anne-oğul gerçekten güzel bir gün geçirdik. o enerjisini boşalttı ama ben yılları geri sarıp sarıp tekrar bugüne döndüm. Size de kendinizi iyi hissettirdiysek ne mutlu bize. İzmir şeklen değişse de aslında hep bıraktığınız gibi. Bi yerlerden eskiyi yakalıyorsunuz. Çocuklarımızın da bizim de hakettiği günleri ve hayatı yaşamamız dileğiyle. Hoşgeldiniz Necla :)

şirin tasarımlar dedi ki...

evet sonuna kadar okudum ve aferinimi hakettim:)) yazının üzerinden 1 yılı aşkın bir süre geçmiş,yeni okuyorum:) çok güzel olmuş,çok beğendim yazınızı.izmirde bulunmayı,kızıma izmiri doya doya gezdirmeyi o kadar isterdim ki,özellikle hayvanat bahçesi.ben de bir izmirli olarak balıkesirde yaşıyorum,arada tatillerde geliyorum ama istediğim kadar gezmeye fırsatım olmuyor.göztepede oturuyorsunuz sanırım,benim de lise yıllarım hep orda geçti,özlemiş olduğumu birkez daha hissettirdiniz,teşekkürler..

Neşeli Günler dedi ki...

gönülden aferim size,böylesi uzun ve ve hayli zaman geçmiş bir yazıyıo okuduğunuz için çok teşekkürler. Balıkesir dediğiniz çok uzak değil ki,şurası hemen. hem biliyor musunuz bence birgün herkes İzmir'e dönecek ;))
sevgiler
Müjde