19 Ağustos 2011 Cuma

2. Kısım

Kapağının içine baktım,1.Baskı 1984 yazıyor.İlkokuldaydım.
3. sınıfı bitirip 4'e geçtiğim yazdı. Tatilin ilk günleriydi. Annemin bana verdiği günü hatırlıyorum. Kitapları çok seven bir çocuktum ve bu hediye beni çok mutlu etmişti.


Çocuk Kalbi- Edmondo De Amicis


Ne Barbie'nin altın günü serisi,ne de Hot Wheeles'ın filosu yoktu hiç bir çocukta. Herkesin ailesinin uygun gördüğü bir hediyesi olurdu ve sadece tek bir parçadan ibaretti.
O zamanki 'karne hediyesi' bir kitap,bir bisiklet,bir bebek,bir araba olurdu. Kimse kimseninkini kıskanmazdı,çünkü değiş-tokuş yapılırdı.
Bir bebekle bir araba değişilmezdi belki ama,arkadaş hatrına bisiklete 2 tur binilebilirdi. Mahallenin bir başından bir başına gidip gelmek tam 1 tur sayılırdı. 2 tur iyi bir anlaşmaydı yani.
İşte o yıl benim hediyem bu kitaptı. Benim kişisel tarihimin ilk romanı. 3 yıllık öğrencilik hayatımın en kalın kitabı. Annem, 1886 yılında tamamlanmış bu kitabın tüm dillere çevrildiğini ve kendisinin de küçükken okuduğunu anlattı. Kitap,benim yaşlarımda bir çocuk tarafından anlatılır şekilde yazılmıştı. Okulu,öğretmenini,arkadaşlarını anlatıyordu. Çoğu acıklıydı anlatılanların,çocuk kalbimle nasıl üzüldüğümü ve bazen de ağladığımı hatırlıyorum. Her hikayenin arasında bir de resim vardı. Altında resmedilen cümle sayfa numarasıyla yazıyordu. En sevdiğim yer bu resimlerdi. O resimleri dakikalarca inceler,hayalimde canlandırdıklarımla kıyaslardım.



3 vakte kadar şairin şiirine konu olmuş yaşımda olacağım.
Yani 35 (yazıylaotuzbeş).
O yolun yarısı demiş ama tabii nerden bilsin insan ömrünün uzayacağını ve nerden bilsin emeklilik yaşının 60ları geçeceğini. Eh okul biteli çok oldu,tabii karne hediyeleri de.
Ben kendime bu güzel yaşım için bir hediye aldım.


İkinci Yarısı-Ece Temelkuran


Yani demem o ki,yaşımla derdim yok. 2.Kısım 1. Bölüm diye başlıyorum. Allah sağlık verirse nice Kısım'larını görmek isterim hayatımın.

Ya işte böyle. İyi haftasonları herkese :)

Müjde

7 yorum:

colette dedi ki...

Ne güzel bir yazı bu böyle,beni de aldı götürdü...

Sedo kız dedi ki...

Fatoş'tu Biz'im bebeklerin adı...:)
Bisikletin arka selesinde mahallenin küçükleri gezdirilirdi...:)
Ne biçim süper uçurtmalar yapardık,rengarenk,püskül kuyruklu :)
Çocuk kalbi dünün,bugünün,yarının çocuklarının kitabı.

Şimdiden kutlarım Sen'i doğumgünü çocuğu :))
Güüüpgüzel geçsin hafta sonun...:)

Aslı dedi ki...

Öyle güzel yazmışsınızki duygularınızı..Bendede eski bir baskısı var bu kitabın ve çok severek okumuştum bir kaç kez. Yeniden hatırlattıgınız için tskler..

Neşeli Günler dedi ki...

@Colette ; sizin yazdığınız ramazan yazısı kadar olamaz.teşekkürler vakit ayırdığınız için.

@ Sedo kız; beim de Fatoş'um vardı :)şeytan uçurtmaları,İzmir'in gazozu 'İmbat' içilerek seyredilirdi heyecanla. Kitabımı oğluma saklıyorum. tabii yeni bir baskısını da alacağım mutlaka. yorumunla bu doğumgünü çocuğunu mutlu ettin :)

@ Aslı ; beğenmene sevindim.Çocuk kalbi her yaşta okunup yeni birşeyler bulunabilecek bir kitap bence.

YemekAtlası dedi ki...

Ne diyeyim bilmem ki Müjde. Beni o günlere aldın götürdün. Benim de ilk kitaplarımdan biriydi Çocuk Kalbi. Annem almıştı bana da. Benimkinin kapağı kahverengindeydi içinde de resimleri yoktu. Ne güzelmiş senin ki :) Değiş tokuş yapalım mı:)

Ben de hüzünlendiğimi hatırlıyorum, niye annem bana acıklı bir kitap verdi ki diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Ben çok acayip bir kız çocuğuymuşum bebek falan oynamamışım. Kız kardeşim oynardı bebeklerle, ben onun bebeklerine elbiseler diker, evdeki artık yünlerle elbiseler örerdim.

Güzel yazınla hatıralarım canlandi, teşekkürler Neşeli Günler!

Sevgilerimle...

Neşeli Günler dedi ki...

o kahverengi kapaklı olan bana hediye gelmişti,ben okul kütüphanesine vermiştim. o zaman bir de öyle birşey vardı.tatillerde alınıp okunan kitaplar ders yılı başlarken lacivert yada kırmızı kağıtla kaplanır sınıf kütüphanesine veilirdi. yıl boyunca haftada 1 gün 1 ders herkes kitap alır okurdu. ne güzelmiş gerçekten.
kitapları hemen değişelim:) bitirince geri alırım ama,Can'a saklıyacağım çünkü :)
ilkokul biterken bir yılbaşında balo kıyafetli bir Barbie'm olmuştu. E bu kızcağız heryere balo kıyafetiyle gidemez deyip artık kumaşlardan elbise diktiğimi çok iyi hatırlıyorum. hatta döpiyes falan da dikmiştim.yuhh :D

öpüyorum seni Gökçe :)

ruşen dedi ki...

merhaba
bloga üye olmak istiyorum ancak izleyici listesi ve izle butonu görünmüyor, daha sonra yine deneyeceğim...
bloguma ziyaretin ve takibe aldığın için çok teşekkürler.