1 Şubat 2012 Çarşamba

Seyyah

Barış Manço.İlk 'hayat bilgisi' öğretmenim sendin. 'Halhal' ı dilimin döndüğü kadarıyla söylediğimi ve babama zorla 'Sarı Çizmeli Mehmet Ağa' yı çizdirdiğimi çok iyi hatırlıyorum! Kendisiyle ilgili en eski hatıralarımın içinde tabii ki 'arkadaşım Eşek' de var.
Biraz daha büyüyüp aklımın hayata ermeye başladığı ilkokul yıllarımda-ki 80lerin başına denk gelir- TRT'de onu izlediğim günlerin birinde aniden 'Halil İbrahim Sofrası'nda söylediklerinin boş şeyler olmadığını farkettim.
.....
Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok
...
Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına

Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle
Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
Buyurun sizde buyurun
Buyurun dostlar buyurun

Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa
Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok

Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
...
Acaba bu bir şifre mi? Benden başka farkeden var mıdır? diye düşünmüştüm. Yani anlayacağınız aklım çok da ermiyormuş :) Sonra arkasından 'Kazma','Kul Ahmet','Yaz Dostum','','Nane Limon Kabuğu','Anahtar' ve peşisıra diğerleri geldi.

Öksürüğün çaresini de, hayatın acımasızlığını da, imkansız aşkı da, tok gözlü olmayı da, alınterini de ondan öğrendim ben.
Yıllar geçti,üniversiteye devam ettiğim yılların birinde,Stokastik Süreçler Finali'ne girmek üzereyken radyo anonsundan duydum gittiğini. Eğrisini-doğrusuna denk getirmeden çok şey yazıldı,söylendi ama koca kazık yaşımda da tereddütsüz diyorum ki, Barış Manço benim ilk Hayat Bilgisi öğretmenim,Dünya'ya açılan ilk pencerem, modern Evliya Çelebi'm.

Işıklar içinde uyusun. R.I.P






4 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

bugün my nette dinledim özlediğimi düşündüm..bir ben değilmişim özleyen..ışık içinde yatsın..:))Onun çocukları 30 yaşlarında bu yıl..:))

Sevdiye dedi ki...

Çok az insan başarır herkes ve her kesim tarafından sevilmeyi, O öyle biriydi, albümü hala arabada hiç kapatmadan dinlediğim tek albümdür, düşün Bursa-Ankara arası.

Neşeli Günler dedi ki...

ahh ahh ben de özlemişim. oğlum canlı canlı izlesin isterdim. halaa sıkılmadan dinliyoruz ya biz onu,yıllar sonra da böyle olacak bu.

Bolat dedi ki...

OO İzmir ve kar, güzel iki kelime :)