1 Mart 2012 Perşembe

Cevapsız sorular...

Soru sormak iyi birşeydir. Hatta çoğu zaman zeka belirtisidir. Çok soran ,meraklı çocuklar çok şey öğrenirler. Tabii kendilerine her defasında doğruyu anlatmak şartıyla.




Can da çok soran bir çocuk. Çok akıl yürüten, cevabı alana kadar tekrar tekrar soran, ikna olmak isteyen.
Bu nasıl olmuş anne?
Güneş nasıl ısıtır anne? Peki güneş olmasa n'olurdu yani?
Bu fotoğraftaki kim? Sen tanıyor musun? Peki sesi nasıl o teyzenin?
Öpünce kalp çıkar. Kalp çıkınca aşk olur di mi anne?
Ben senin herşeyin miyim yoksa bi'tanen miyim?
Ben olmasam siz n'apardınız anne?
Bu alete neden canavar denmiş? Ucundakine neden taş denmiş? Kim demiş?

Bu listeye milyon tanesi daha eklenir.Zaten şimdiki jenerasyon maşallah öyle şeyleri düşünüyor ki,insan ister istemez "ben çocukken salak mıydım?" diye kendini sorguluyor.
Gel gelelim ki bazı sorulara cevabım olmuyor...

"Çocuklar ölmez di mi anne? Hep anne-babalarıyla mutlu yaşarlar di mi ????????"


.
.
.

3 yorum:

cafenoHut dedi ki...

Ahhh kıyamam bak neler neler düşünüyor....

Neşeli Günler dedi ki...

sorma Ayda yaa :S

guzelgul dedi ki...

bende anaokulunda hergün cevabi zor verilecek sorular aliyorum :)) bazen ne diyecegimi veya nasil diyecegimi sasiriyorum :))

Mein Blog/Blogum