Kimin nesi?

Yıllaarr boyunca blog blog gezmiş nihayet benim de olsun diyerek kendini burada bulmuştur. Bloglara dokunan (!) çok olunca neseligunlerblog.wordpress.com'a yanaşmıştır.35'inde.Doğduğundan beri İzmir’de yaşar. Başka bir yerin hayalini bile kurmaz yaşamak için. Can’ın annesidir. Postpartumu iyi bilir.İtalyanları aratmayacak büyük bir ailenin 3 kişilik çekirdeğinde kendi halinde bir hayatı var. Kendisine bir ömür gibi gelen yıllar boyunca Dealer olarak çalıştı. İşler kafasına yatmayınca ve 2 yarımdan 1 tam olmadığını görünce “çocuk yaptım kariyerim evde gelişsin” dedi .Yaklaşık 2,5 yıldır evinde “Houswife but not desperate” olarak kariyer yapıyor. Kurabiyeyi,keki,böreği hem yapmayı hem yemeyi sever. Sıcak gevrek (simit değil) kokusunu sever. Pazara gitmeyi ve pazar alışverişini sever. Herşeyi mevsiminde pişirmeyi sever.Enginara ve enginarlı pilava tapar.İğne-iplik,şiş,tığ,kasnak,kumaş stresini dağıtır.O’nun için Çarpı işi ve Brezilya nakışının yeri ayrıdır.Kuzineleri ve üstünde tıslayan mavi emaye çaydanlıkları sever. Kara hasret denize mesttir.Kendine benzettiğinden mi bilinmez sardunyayı pek sever.Kalenderdir sardunya, suyum,güneşim, gölgem,saksım,toprağım demez. Yol kenarındaki papatyaları sever.Kışın sümbüle yazın ortancaya heveslenir. Yazlık masasındaki fesleğeni,merdiven kenarındaki rozeti sever.Yazın doğmuştur ama kışı kendine dert etmez. Sinemaya gitmeyi Dvd ye tercih eder.Yılbaşının telaşlı sevincini ve gerisinde kalan hüzünleri ,sepet sepet kokinaları,alışveriş yaptığı dükkandan “iyi yıllar” dileyerek çıkmayı sever. Yasemin çayını ve damla sakızlı Türk kahvesini asla reddetmez. Dahi anlamına gelen “de ve da” yı ayrı yazmaya dikkat eder. Kitap sever.Ama son 3 yıldır bir çok kitabı bitiremeden rafa koymasına kızar sonra pat diye birgün eline alıp okuyup bitirmesine şaşar. Bülbül gibi şakıyanlardan çok boğuk sesiyle şarkı söyleyenleri dinler. Öğrenmeyi,öğrenciliği sever. Vicdansızla merhametsizden korkar.Kelebekleri ve kuşları sevdiğini herkes bilir. Dost ziyaretlerinde,aile yemeklerinde huzur bulur. Kutlamaları,kavuşmaları,buluşmaları herkes gibi sever.Lavantanın,beyaz sabunun,tarçının,zencefilin,toprağın,taze biçilmiş çimin ve imbatla gelen iyotun kokusunu sever. Oğlunun bebek kokusunu unutmamak için her an dua eder.

Bu yazı böyle devam eder. Okuyucu sıkılırsa bloga bakmadan kaçar giderrrr. O yüzden “virgül”. Devamı postlarda.

PS: Türk'ün aklı sonradan gelirmiş,buraya sayfa eklemek de sonradan aklıma geldi içerikse wordpress'deki blogumdan :) (27.06.2011)

Hiç yorum yok: